Ana Sayfa
  • MENU
  • KÜLTÜR- SANAT
  • Edebiyatın İz Bırakanları
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • ŞİİR
  • ÖYKÜLER
  • RÖPORTAJ
  • YAZARLAR
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
KÜLTÜR- SANAT
Edebiyatın İz Bırakanları
GÜNDEM
MAGAZİN
ŞİİR
ÖYKÜLER
RÖPORTAJ
YAZARLAR
    • Benlik parçalanması
      • Makaleler
      • Benlik parçalanması
      Benlik parçalanması
      27 Nisan 2026 14:16
      Son Güncelleme:27 Nisan 2026 14:16
      Süheyil Aydın
      Paylaş |

      Yalnızlığın bireye inmiş hâllerini yaşıyorum, benden öte başka hayatların başka düşlerinde. Bir partizan şarkısı çalıyor karanlık çökmemiş sokağı isyankar birahaneden bozma yeni nesil bir meyhanede. Ben beni buluyorum benden öte benliğimde. Saklıyorum kimsesiz kimse olmak için kendime . Ben kimim bilmiyorum kırmızıya bürünmüş aydınlık kızıl karanlıkta. Öyle mahsun öyle keder dolduruyorum heybemi ölüm arefesinde. Kimse bilmiyor benden öte benim benliğimi ve ben, ben oluyorum her yudumda tıkanan boğazımda siyah davetkar kaybolmuş kendine benliğini hatırlatan soğuk bir yudumun sarhoşluğunda.
      Kıvrılan bir ruhum ben, bedenim benden ayrı dolanır tenha soğuk sıcak çıplaklığında. Anlamaz insan bu denklemin rüyasını, bir hayal olur hayat, artmış batmaya yüz tutmuş gecenin çığlık kokan isyankar duman tüten efkarında. Ben sadece seyirciyim bu denklemin dans eden baharında. Öyle tutuk öyle isyankar öyle kendinden kopmuş yokluklarında varoluşun ilk baharında. Sen kimsin bilmiyorum ama sen olamayacak kadar ışıklı bir tabela, ışıksız bir geceyim, hepinizden uzak benimle ben olan, hiç kimsesiz kalan ama koca bir âlemin kenarda kalmış hünkârıyım ben.

      Bak doldu zaman, ben bulamadım kendimi sıcak, kaygan rüzgarın ışıltılı hengâmesinde. Nedir bu bilinmezlik, benden uzakta benimle yaşayan, bensiz bir çorakta? Suyum nerde, nefes almak imkansızken çöl sıcağında okyanus zarafetinde bir melek edasıyla dans eden ama taşlarını döven, öfkesini kusamayan hayatın dışında belki de tam ortasında doğmuş ölmekte olan saklanmış acıların denkleminde. Kimsin sen, benim yerime benden çoğalan, zannetme kendini kendiyle üreyen, kendinden soluyan solucan? O, ben değilim; sen öfkemsin  mutlu olduğum anlarda söylediğim sözlerden ibaret. Ama bilinmez bir ruhtur bende bulunan. Bilinmez öfkenin aşığıyım ben, sadece benden olan, benim bildiğim, senin ya da herhangi bir nefesin can bulmadığı.

      Bulamadım bende, benden öte beni. Ömür bu; kaç fersah eder yaşamın kenarında dolaşıp yaşama dâhil olamayan hayat dansına karışan o kenar mahallesinin var olmamış ruhlarını. Yutkunur her nefes, aldığı havanın bireysel efsanesi bildiği, kendinden doğmuş utanmaz, ar eden küflenmiş öfkesini ve kime kusar bilmez ama kudurur kendine hiç diye yaşanmış hikayesini. Tam da zamanı gelmişken kimsesiz, kendinden korkarken ıssız kalıp susamış ateşin başında soğuk su damlasını.

      Tepiniyor ruhum kendi boşluğunda, kimsesiz kendiyle salınan kendi yokluğunda. Anlamak imkansız, ben olmanın benden kalan benliğini. Çırpınan ruhum delirmiş dalgalar gibi döverken ruhumu, arayan benim benliğimin benini okyanus ortasında.  Tıngırdar bir müzik sonun başlangıç sayılan noktasında ve ben bilirim, benin ben olmuş tornasında dövülen arafta kalmış bir akşamın zarif nezaketinde keyfin ah eden hüznünü. Öfkem insanlığımdan, insan olmayan insan ehillerine ve bilmediğim bir dilin sürüklenmiş bakir kalmış kuytularında dolaşan uykularında. Kuytu dediğime bakmayın, bu bir çukur;  her nefeste daha derine sürüklenmiş gücünün yetmediği ışığın bile görünmeye cesaret edemediği bir çukur. Ben de daldım en derine kendimden öte benliğimle benden olan her şeyimle. Gördüğüm şey insanoğlunun insanlıktan öte kalmış varlığı mıydı? Yoksa ben miydim insan olmadan önce bilmeden öylesine daldığım ama nefes almanının imkansız olduğu, uzaktan seyri keyifli olan keyifsiz bir tecrübenin ruhuma dalmış en derin öyküsü mü? 

      Anlatmak, anlamak, anlaşılmak imkansız ise sürüklenen derenin akışında yok olmak, her fersahta uzaklaşmak kendinden ve herkesin anlayacağı ama hiç kimsenin anlayamayacağı cinsten itiraf edemediği kendine, kendinden benliğine akan sessiz bir yok oluştur bu. Varoluşa çıkan yolda oluşmuş varlığını yokluğa götürürken kayboluştur bu her âlemde her ruhta her mekânda...

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yazarın Diğer Yazıları

      • Benlik parçalanması

        27 Nisan 2026
      • İnanç Kıskacında Birey, Toplumsal Kutuplaşma ve Cumhuriyet Medeniyeti

        03 Mart 2026
      • Bir Çocuğun Gülüşünde Saklı Yaşamın Gerçek Anlamı

        22 Ocak 2026
      • Bu Toprakların Sırrı: Kardeşliğin Yenilmezliği

        21 Kasım 2025
      • Doymayan İnsan: Gücün Açlığı ve Toplumsal Çürüme

        29 Eylül 2025
      • İkiyüzlülüğün Banknotu: Bir Ülkenin Özeti

        06 Ağustos 2025
      • Araftaki Solucanlar: Varlık, Hırs ve Öğrenilmiş Çaresizlik

        03 Temmuz 2025
      • Kendini Yitiren İnsan, Bir Hiçliğe Yolculuk

        31 Mayıs 2025
      • Maddenin Gölgesinde İnsan

        15 Mayıs 2025
      • Adaletin Körlüğü: Evrensel Bir Hakikat"

        10 Nisan 2025
      • Zihinsel Eylem

        04 Mart 2025
    • Haberler
      • Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
        Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
      • Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
        Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
      • Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
        Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
      • Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
        Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
      • İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
        İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
      • Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
        Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
      • Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
        Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
      • Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
        Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
      • Roma’da Mısır Rüzgarı: Şair Abdellatif Mubarak’a Birincilik Ödülü
        Roma’da Mısır Rüzgarı: Şair Abdellatif Mubarak’a Birincilik Ödülü
      • Mezardaki Huzur: Bəxtiyar Hidayət’ten İronik Bir Başyapıt
        Mezardaki Huzur: Bəxtiyar Hidayət’ten İronik Bir Başyapıt
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • Künye
    • Kvkk Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Topluluk Kuralları
    • Yazıların Sorumluluğu
    • İletişim ve Sosyal Medya
    • HAKKIMIZDA
    • MİSYONUMUZ
    • VİZYONUMUZ
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 e-magazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım