• Şiirin Melankolik Sesi: Gürkan Daşkıran
    • Şiirin Melankolik Sesi: Gürkan Daşkıran
      Şiirin Melankolik Sesi: Gürkan Daşkıran
      Genç yazar Gürkan Daşkıran, melankolik tarzı ve doğaçlama yazım tekniğiyle edebiyat dünyasında kendi sesini arayanlara ilham veriyor. "Fütursuz" adlı kitabıyla dikkat çeken Daşkıran, yazınsal serüvenini Edebiyat Magazin Gazetesi'ne anlattı.
      01.06.2026 - 10:44 | Son Güncelleme:01.06.2026 - 10:44
      Erhan Özdemir

      Bir Şairin Portresi: Gürkan Daşkıran ile Röportaj

      Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir şubemizden Erhan Özdemir, "Söylemedim Yazdım", "Üstüne Alın" ve "Fütursuz" kitaplarının yazarı Gürkan Daşkıran ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. İşte kendi dünyasını ve yazınsal yolculuğunu anlatan o samimi sohbetten kesitler.

      Erhan Özdemir: Gürkan Bey, öncelikle okurlarımız için kendinizden biraz bahseder misiniz?

      Gürkan Daşkıran: 16.09.1997 Zonguldak doğumluyum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Kadastro bölümü mezunuyum.

      Erhan Özdemir: Yazın hayatınızın başlangıç noktasını, sizi yazıya iten o kıvılcımı merak ediyoruz. Sizi yazmaya başlatan şey neydi?

      Gürkan Daşkıran: Edebiyata ve özellikle şiire olan sempatim, Muzaffer Tayyip Uslu’nun “Öldükten Sonra” şiirini okuduktan sonra başladı. Sonraları şiir okumak diğer aktivitelerden daha rahatlatıcı gelmeye başladı. Yazma isteği ise okumaktan gelen ilham ve duygu yoğunluğu ile ortaya çıkan, hangi yeteneğe yatkın olup olmadığımın sonucunda keşfettiğim bir yeteneğim.

      Erhan Özdemir: Bugüne kadar üç eser yayımladınız. Bu eserlerinizden ve tarzınızdan bahsedebilir misiniz?

      Gürkan Daşkıran: "Söylemedim Yazdım", "Üstüne Alın" ve "Fütursuz" adında üç kitabım var. Kitaplarımda genel olarak şiir bulunmakta. Fakat düz metinde neler yapabildiğimi görmem için üçüncü kitabımda denemelere de yer verdim. Sürekli döndüğüm tema özlem ve ayrılık konuları. Topluma dönük yazamıyorum, genelde melankolik bir yapım var, bu da benim yapımdan olsa gerek.

      Erhan Özdemir: Metinlerinizi nasıl oluşturuyorsunuz? Yazma sürecinizde nasıl bir disiplin izliyorsunuz?

      Gürkan Daşkıran: Yazımlarım çoğu kez doğaçlama; öyle olması da daha iyi bence. Samimi bir anlatım barındırıyor, plan ve kurgu bana yapmacık geliyor, oluşmasında acele etmem. İlham genelde bir şarkı sözü, dizideki replik ya da sohbet arasında duyduğum bir konuşmadan gelir. Metinleri yazarken sonradan düzenlerim; birkaç gün durur, en son taslaktan asıl eser oluşturma kararı alırken yaparım. Keşke hep ana metin çıkınca şu olsaymış derim. Bazen sohbet sırasında arkadaşıma okurum, görüşünü alır, öyle başlarım asıl metni yazmaya.

      Erhan Özdemir: Son olarak, yazmaya yeni başlayanlara ya da kendi sesini arayanlara ne söylemek istersiniz?

      Gürkan Daşkıran: Kendiniz olun. Beğenilme kaygısı ile bir işe başlamak, daha çok hataya sebep olur.

      Gürkan Daşkıran ile gerçekleştirdiğimiz bu samimi röportaj, bir yazarın kendi iç dünyasındaki derinliği ve samimiyetin edebiyat üzerindeki iyileştirici gücünü gözler önüne seriyor. Özellikle 'Fütursuz' isimli eserindeki özgün dili ve melankolik atmosferiyle, okuyucuyla kurduğu o naif köprü oldukça değerli. Bu kıymetli söyleşi için Gürkan Daşkıran'a teşekkür ediyor, edebiyat yolculuğunda başarılarının devamını diliyoruz.

      Röportaj: Erhan Özdemir

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.