
Milletlerin tarihindeki kırılma noktalarını sadece askeri başarılar üzerinden okumak, çoğu zaman o büyük resmi eksik bırakır. 19 Mayıs 1919, tam da bu yüzden sıradan bir tarihsel kronolojinin çok ötesindedir. Sosyolog ve yazar Malik Ördek, özellikle toplumsal analizleri ve gelecek vizyonunu merkezine alan çalışmalarında, 19 Mayıs’ı harika bir kavramsallaştırmayla karşımıza çıkarıyor: “Gençliğe Emanet Edilen Diriliş.” Bugün bu köşede, Ördek’in bu ufuk açıcı sosyolojik perspektifini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs ile çizdiği toplumsal rotayı kendi süzgecimden geçirerek sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malik Ördek’in de yazılarında haklı olarak üzerine bastığı gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı sadece stratejik bir askeri adım değil; işgal ve umutsuzluk içindeki bir halkın küllerinden doğma, yani kolektif bir diriliş hamlesidir. Nitekim Atatürk’ün, Cumhuriyet’in kuruluşunu anlattığı başyapıtı Nutuk’a “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” diyerek başlaması, bu tarihin yeni bir devlet ve yepyeni bir toplum inşasının ilk harcı olduğunu gösterir. Samsun’da çekilen istiklal bayrağının Amasya, Erzurum ve Sivas’tan geçerek yurdun dört bir yanında dalgalanması, sosyolojik anlamda tam bir ulusal kimlik inşasıdır.
Bu analizde beni en çok etkileyen ve Ördek’in de sıkça işlediği fütürist perspektif; Atatürk’ün bu büyük dirilişi neden ve nasıl gençliğe emanet ettiği sorusunda gizli. 19 Mayıs’ın bir Gençlik ve Spor Bayramı olarak armağan edilmesi, gençliği sadece fiziksel bir güç olarak gören sığ sistemlere karşı muazzam bir meydan okumadır.
Sosyolojik bir çerçeveden baktığımızda bu emanet, genç nesillere bırakılmış pasif bir miras değildir. Tam aksine; fikir gücüyle, bilimle, akılla ve vatanseverlikle donanmış bilinçli bir kuşağa yüklenmiş aktif bir sorumluluktur. Atatürk, Nutuk’un sonunda bağımsızlığı koruma görevini gençliğe verirken, aslında toplumsal dinamizmin ve sürekli kalkınmanın motoru olarak genç nesli işaret etmiştir.
Malik Ördek’in toplumsal dayanışma ve eğitim vurgulu teorilerinde belirttiği gibi; 19 Mayıs’ı anlamak, geçmişte olup bitenleri sadece bir liste halinde ezberlemek demek değildir. Gerçek 100. yıl vizyonu; özgüveni yüksek, milli karakter sahibi ve nitelikli nesiller yetiştirmekten geçer. Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’e, oradan da modern bir geleceğe uzanan bu kesintisiz zincir, bugünün gençliğinin o sığ sistem dayatmalarına karşı yeni bir dünya inşa etme arayışıyla doğrudan örtüşmektedir.
Toparlamak gerekirse; Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’taki ana teması, geçmişin şanlı zaferlerini geleceğin asil sorumluluğuyla harmanlayarak gençliğe devretmektir. Değerli sosyolog Malik Ördek’in bu edebi ve sosyolojik yaklaşımı, her 19 Mayıs’ın bizi "diriliş" ruhuyla yeniden motive eden güncel bir çağrı olduğunu bizlere hatırlatıyor.
Bu derin şuurla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; geleceğimizin teminatı olan tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı canıgönülden kutluyorum!

Yorum Yazın