
Gazeteci Olmak
(10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü)
Gazeteci; haberleri dürüst, etik ve tarafsız bir şekilde araştırma, belgeleme, yazma ve sunma ile görevli meslek profesyonellerine verilen unvandır.
Gazetecilik, sadece haber yapmayı ve doğru bilgi aktarmayı değil, aynı zamanda toplumun bilinçli bir şekilde şekillenmesine katkıda bulunmayı gerektiren bir meslektir. Gazetecinin rolü, bir eğitimci gibi doğru bilgiyi aktarmak ve toplumun gündemini anlamalarına yardımcı olmakla başlar.
Bu bağlamda, gazeteciliği öğrenme süreci olarak da görmek mümkündür. Her haber, her araştırma, her röportaj, gazetecinin kendi öğrenme sürecine dâhil olur ve bu süreçte sürekli bir bilgi aktarımı gerçekleşir.
Gazetecinin bu görevini yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazılar yazması gerekir. Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur. Gerektiğinde hükûmetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı "gazetecilik etik kuralları" içerisinde göze alan insan, gazetecidir. Gazeteler en etkili basın-yayın araçlarından biridir.
Gazetecilik, yükseköğretim kurumlarında verilen dört yıllık lisans eğitimi sonucu edinilen bir meslektir. Üniversitede Gazetecilik bölümü okuyanlar, akademik olarak da başarılı olabilir, serbest piyasada veya kurum çatısı altında da çalışabilirler.
Farklı çalışma ve araştırma konuları da olsa haber hikâyeleri hazırlanırken adalet ve taraflılık genel olarak gazetecileri ilgilendiren konulardır. Bazı yazılar yazarın kendi görüşünü yansıtmayı amaçlar; bazıları ise daha tarafsızdır veya dengeli bakış açıları içerir.
Bir gazetecinin yazdığı bir haber, toplumda bilinçli bir farkındalık yaratır. Ancak gazetecilik sadece tek taraflı bilgi aktarımından ibaret değildir. İyi bir gazeteci, okuyucularını anlamaya çalışır ve onların dünyasını sorgular. Bu, gazetecinin empatik bir tutum takınmasını ve toplumsal sorunlara duyarlı olmasını gerektirir. Bu özellikler, bir gazetecinin etkili bir eğitimci gibi hareket etmesini sağlar. Eğitimci ve gazeteci arasındaki farklar, daha çok sorumluluklar ve konu derinliği ile ilgilidir; çünkü her iki meslek de toplumu dönüştürme ve etkileme gücüne sahiptir.
1954 yılında kabul edilen "Bordeaux Bildirgesi" Uluslararası Gazeteciler Federasyonu'ndaki (IFJ) gazetecilerin davranışlarına ilişkin ilkeleri içeriyordu. Bu bildirgenin tamamlayıcısı niteliğinde olan "Gazetecilik Etik İlkeleri Küresel Bildirisi" Tunus'ta 12 Haziran 2019 tarihinde düzenlenen 30. IFJ Dünya Kongresi'nde kabul edilmiştir.
Etik ilkeler başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere uluslararası hukukun temel metinlerine dayanmaktadır. Bildirge, 16 madde ve bir önsözden oluşmakta ve gazetecilerin etik konusundaki görev ve haklarını tanımlamaktadır.
Bu uluslararası etik ilkeleri gazetecilerin bilgi toplama, araştırma, yayma, yayınlama ve yorumlama aşamalarını gerçekleştirirken ve olay, olgu ve haberlerin düzenlemesi ve betimlemesi yapılırken her türlü medya aracında uymaları gereken davranış ilkelerini oluşturur.
On Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Türkiye'de gazetecilerin haklarını ve çalışma koşullarını anımsatan önemli bir gün olarak kutlanmaktadır. Bu tarih, 1961 yılında yürürlüğe giren 212 sayılı Basın İş Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle ilişkilidir ve gazetecilerin sosyal, hukuki ve mesleki haklarını yasal güvence altına almıştır.
Ülkemizde, 1961-1971 yılları arasında "Çalışan gazeteciler bayramı" olarak kutlandı. 1971 yılındaki askeri müdahale sonrası yapılan bazı değişiklerle günün adı, "10 Ocak Çalışan gazeteciler günü" olarak değiştirilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, gazetecilerle ilgili olarak şu sözleriyle dikkat çekmiştir:
"Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır."
"Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz."
Yararlanılan Kaynaklar: https://www.cumhuriyet.com.tr/, https://tr.wikipedia.org/, https://www.kariyer.net/, https://zof.com.tr/, https://www.ataturkanlatiyor.com/, https://www.bing.com/,
Ali YURTSEVEN
10.01.2026

Yorum Yazın