Yorumlar
Selda
Kıymetli hocam hiç gitmemiş gibisin ruhun şad olsun

Yazan: Reema Hamza (Suriye)
Ne zaman özlem şafağın adımlarını mahmuzlasa,
Gece kederime ayna tutar
Bir pencere ve bir ay...
Yüzümün çağlarını saçarken ortalığa;
Bekleyiş mevsimleridir bu,
Soruların kıyıları ile hayretin denizi arasında.
Kalbim bir kum saati gibi çekiliyor;
Ne kadim dalları aşan bir harita var,
Ne de mevsimlere eşlik eden bir ezgi... T
a ki sen üzerime iki kez doğana dek:
Bir kez düşlerimin soyunda,
Bir kez de sürmemin sırrında;
Ömrüm kendi kendine bir ilahi olana dek.
Seni yazmak için,
Flamenkodan bana bir dans ödünç vermesini istemeliyim;
Yokluğun tüm savaşlarını silip atan bir dans...
Elbisemi kağıttan kelebeklerden ödünç almalıyım,
Ve yağmur ile müzik arasında, ruhumun sürgününü kazımalıyım.
Büyünün heyecanı fısıldıyor adımı;
Güller nefesimde yıkanıyor.
Sen aşkın ve şiirin mirasısın;
Geleceğin pencerelerini her taşladıklarında,
Sen serçelerin ahdisin.
Denizin kuşatmasını kırıyor,
Gökyüzünü yeniden, doğaçlama yaratıyorum.
Anlarım, gümüş halhallar misali
Sarıyor hasretin bacaklarını,
Bir sözü bekleyerek...
Ve kokum; paltonda unutulmuş bir kış,
Bir kucaklaşmayı bekleyerek...
Ve güzellik soruyor bana:
"Solup gitme iddialarına nasıl meydan okudu?
Zamanın hükümlerine nasıl isyan etti?"
Cevap veriyorum:
Güzelliğim senin bakışında düzene girer.
Güzelliğim; adını benimkiyle birleştirmek için koparıp alan o yoldur.
Bahislerin gözlerine sahip çıktıklarından beri,
Zafer hatıram soldu...
Ama aşkının atları gitmeyi reddediyor;
Yorulmuyorlar şahlanışlarımdan ya da hamlelerimden,
Ne de bıkıyorlar o coşkulu seslenişimden.

Yorum Yazın