• Röportaj: Elif Turan ile Yazarlık ve Hayatın İçsel Yolculuğu
    • Röportaj: Elif Turan ile Yazarlık ve Hayatın İçsel Yolculuğu
      Röportaj: Elif Turan ile Yazarlık ve Hayatın İçsel Yolculuğu
      “Bedensel engelli yazar Elif Turan, hayatın zorluklarını kalemiyle aşarak kendi sesini kitaplarında duyuruyor. İlk kitabı Ayaktayım ile başlayan yazarlık serüveni, umut, direnç ve insan ruhunun derinliklerini işleyen eserlerle devam ediyor. Turan, yazının kendisi için bir terapi olduğunu vurgularken, okurlarına da ‘Kendi sesinizi duyurmaktan çekinmeyin’ mesajı veriyor.”
      10.01.2026 - 05:10 | Son Güncelleme:10.01.2026 - 05:10
      Erhan Özdemir

      Engelli bir yazarın kalemi, yalnızca kelimelerden ibaret değildir; aynı zamanda bir direnişin, bir umudun ve bir sesin yankısıdır. Elif Turan, bedensel engelli bir yazar olarak, hayatın zorluklarını aşarken edebiyatı bir ifade biçimi ve bir terapi olarak benimsemiş, kendi sesini kitaplarıyla duyurmayı başarmış bir isim. Onun satırlarında, hem bireysel bir mücadele hem de evrensel bir insanlık hikâyesi gizlidir. Bu röportajda, Elif Turan’ın yazarlık serüvenine, ilham kaynaklarına ve eserlerinin derinliklerine birlikte yolculuk ediyoruz.

      Soru-Cevap

      1. Kendinizi tanıtır mısınız? Ben Elif Turan. Bursa doğumluyum, 37 yaşındayım ve bedensel engelliyim. Hayatın zorluklarıyla mücadele ederek, bu deneyimlerimi kitaplarım aracılığıyla sizlere aktarmaya çalışıyorum. Yazmak, benim için bir tutku ve aynı zamanda bir ifade biçimi.

      2. Ne zaman yazmaya karar verdiniz? Bir öğretmenimin hem eleştirisi hem de teşvikiyle yazmaya başladım. Türbanımla ilgili olumsuz bir yorum beni derinden yaraladı, fakat aynı öğretmenim daha sonra “Kendi hayat hikâyeni yaz” diyerek beni cesaretlendirdi. O an, yazarlık yolculuğumun başlangıcı oldu.

      3. Eserlerinizle neyi amaçlıyorsunuz? Eserlerim, insan ruhunun derinliklerini ve hayatın farklı yönlerini yansıtmayı amaçlıyor. Okur için bir köprü kuruyor; herkes kendi anlamını bulabiliyor.

      4. Yazma sürecinizde doğaçlama var mı? İlk kitabım Ayaktayım planlı bir şekilde yazıldı. Ancak sonraki dört eserim tamamen doğaçlama süreçlerle şekillendi.

      5. Yazma rutininiz nedir? Genellikle akşam saatlerinde, evde sessizlik hâkim olduğunda yazıyorum. Karadeniz müzikleri ve bir fincan kahve, bana ilham ve odaklanma sağlıyor.

      6. Karakterleriniz sizi şaşırtıyor mu? Evet. Onlara şekil verirken bazen beklemediğim yönlere evriliyorlar. Bu da yazma sürecini daha heyecanlı kılıyor.

      7. “Keşke daha önce bilseydim” dediğiniz bir yazım tavsiyesi var mı? Mükemmeliyetçiliğin engel olduğunu fark ettim. İlk taslakların kusurlu olabileceğini kabul etmek, yazma sürecimi özgürleştirdi.

      8. İlhamı nerede buluyorsunuz? En yalnız ve çaresiz hissettiğim anlarda. O boşluk, kalemi elime aldığımda ilhama dönüşüyor.

      9. Sizi en çok etkileyen yazarlar kimler? Kitaplardan ziyade, insan ilişkileri ve hayatın içindeki samimiyet ya da çıkarcılık beni etkiliyor.

      10. Eserlerinizde tekrar eden temalar var mı? Umut, direnç, içsel yolculuk, doğa ve insan ilişkisi. Bunlar eserlerimin ana damarını oluşturuyor.

      11. Okurlardan aldığınız en unutulmaz geri dönüş neydi? Bir okurum, kitabımda anlattığım bir anıyı kendi dedesiyle ilişkilendirdi. “Seni sırtında taşıyan adam benim dedemdi” mesajı beni derinden etkiledi.

      12. Yazarlık hakkında yanlış anlaşılan şey nedir? Yazarlık sadece para kazanma aracı değildir. Benim için bir terapi ve kendini ifade etme yolculuğu.

      13. Yeni projeleriniz var mı? Evet, ancak henüz yayımlanmadıkları için detay vermiyorum. Onlar benim için büyük bir tutku.

      14. Yazarlığa başlamanızdaki dönüm noktası neydi? İş eğitimi öğretmenimin “Çanakkale ile ilgili bir şiir yazar mısın?” demesiyle başladı. O teşvik, beni hem şiire hem de hayat hikâyemi yazmaya yönlendirdi.

      15. Tüm dünyanın dikkatini çekme şansınız olsaydı ne söylerdiniz? Sevgi, empati ve hoşgörüye odaklanmalarını. Bedensel engelliliğin zihinsel engellilikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulardım.

      16. Genç yazarlara tavsiyeniz nedir? Samimiyetle yazsınlar. İçlerinden geldiği gibi, özgürce. Okur, bu içtenliği hisseder.

      17. Okurlarınıza son mesajınız nedir? Her birinin sesi ve hikâyesi değerlidir. Yazın, paylaşın ve kendi sesinizi duyurmaktan çekinmeyin.

      Elif Turan’ın kalemi, yalnızca bir yazarın değil, aynı zamanda bir insanın içsel yolculuğunun da tanıklığıdır. Onun eserleri, umut ve dirençle örülmüş bir hayatın satırlara dökülmüş hâlidir. Bu röportaj, Elif Turan’ın sesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor.

      Okurlar için bu kitapları okumak, yalnızca bir hikâyeyi değil, aynı zamanda bir yaşam mücadelesini, bir direnişi ve bir ışığı keşfetmek demektir. Elif Turan’a, edebiyat aracılığıyla kendi sesini duyurduğu ve bizlere ilham verdiği için teşekkür ediyoruz.

      Bu kitapları okumalıyız çünkü:

      • İnsan ruhunun derinliklerine dokunuyor.

      • Umut ve direnç temalarıyla hayatı yeniden anlamlandırıyor.

      • Bir engelli yazarın kalemiyle, farklı bir perspektiften dünyayı görmemizi sağlıyor.

      Elif Turan’ın eserleri, yalnızca edebiyat değil, aynı zamanda insanlık için bir çağrıdır. Onu okumak, hayatı daha derinden hissetmektir.

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

      Yorumlar

      • Çigdem KÜreksiz

        Canım Elif'im,cesaret ve sorumluluk gerektiren yazarlık yolculuğunda sonsuz başarılar diliyorum.Her kitabın,bir öncekinden daha güçlü ve daha hayatın içinden ders verici olacaktır.Seninle gurur duyuyorum yavrum.