
Meme Kanserinde Keten Tohumu: Lignan Etkisi Bilimsel Çalışmalarla Destekleniyor
Keten, bilimsel adıyla Linum usitatissimum, Avrupa, Asya ve Akdeniz bölgesine özgü bir bitki türüdür. Tohumları kahverengi ve altın sarısı olmak üzere iki çeşittir. Altın keten daha soğuk iklimlerde yetişirken, kahverengi keten sıcak ve nemli bölgelerde yaygındır. Kahverengi keten tohumunun vücut tarafından daha iyi sindirilebilmesi için öğütülerek tüketilmesi önerilmektedir.

Keten tohumu, Omega-3 yağ asitleri (alfa-linolenik asit), yüksek lif içeriği, magnezyum, fosfor, manganez, B1 vitamini, selenyum ve çinko yönünden zengin bir besindir. Ancak keteni diğer bitkisel kaynaklardan ayıran en önemli bileşen lignanlardır. Bilimsel verilere göre keten tohumu diğer bitkisel besinlere göre yaklaşık 100 kat daha fazla lignan içermektedir.
Lignanların meme kanseri açısından önemi son yıllarda yürütülen araştırmalarla daha çok dikkat çekmektedir. Kanada’da gerçekleştirilen Ontario Kadın Beslenmesi ve Sağlık Çalışması, düzenli keten tohumu tüketimi ile meme kanseri riski arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Günlük veya haftalık ortalama 32.5 gram keten tohumu tüketen veya keten tohumlu ekmeği düzenli olarak yiyen kadınlarda meme kanseri riskinin %18 ile %24 arasında azaldığı bildirilmektedir.

Keten tohumunun yapısındaki baskın lignan formu olan SDG, vücutta antiöstrojenik özellik gösteren enterolakton ve enterodiol adlı bileşiklere dönüştürülmektedir. Bu bileşikler, östrojen benzeri fakat baskılayıcı etkileriyle meme dokusunda hücresel büyümenin kontrolüne katkı sağlayabilmektedir. Bu nedenle keten tohumu, meme kanseri alanında en çok araştırılan bitkisel gıdalardan biri olmayı sürdürmektedir.
Araştırmacılar, keten tohumunun tedavi edici bir “ilaç” olarak değil, beslenme modeline dahil edildiğinde destekleyici bir fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Önder Yavuz
onderyavuz302@gmail.com
Tel 0536 025 18 51

Yorum Yazın