Türkiye örtülü bir İMF Programı ile karşı karşıyadır; Kemal Derviş’in yerini Mehmet Şimşek Almıştır…

GÜNDEM 17.05.2024 - 15:41, Güncelleme: 17.05.2024 - 15:41 1512+ kez okundu.
 

Türkiye örtülü bir İMF Programı ile karşı karşıyadır; Kemal Derviş’in yerini Mehmet Şimşek Almıştır…

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıkladığı 'Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi'ne ilişkin açıklamalarda bulunan İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, paketin IMF programının bir uzantısı olduğunu belirtti. Avcı, "2001 yılında Kemal Derviş tarafından uygulamaya konulan düzenlemeler, AKP iktidarında esnetilerek bozulmuştu, şimdi ise aynı program Mehmet Şimşek tarafından tekrar uygulanmaya başlanıyor" dedi. Avcı, tasarruf tedbirlerinin halkın üzerinde büyük bir yük oluşturacağını, eğitimde ciddi kesintilere neden olacağını ve gelir dağılımındaki adaletsizliği artıracağını vurguladı. Avcı, mevcut iktidar ve muhalefetin yoksul halkın çaresizliğinden beslendiğini ifade ederek, yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin ardından vergi, ihale, kit ve kayıt dışı ile mücadelede sert ve sıkılaştırıcı yasal düzenlemeler geleceğini söyleyen İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, Tasarruf paketinin İMF paketi olduğunu kaydederek, “2001 yılında yaşanan ekonomik krizde dönemin Ekonomi Bakanı Kemal Derviş tarafından uygulamaya konulan birçok düzenleme Akp iktidarı tarafından zamanla esnetilerek bozulmuş ve bugün tekrar başa dönülmüştür. Kemal Derviş programı 2024 yılı ile birlikte Mehmet Şimşek tarafından gerçekleştirilecektir. Türkiye bugün örtülü bir IMF programı ile karşı karşıyadır. Kemal Derviş’in programının büyük bölümü Akp iktidarı döneminde yasalaştırılarak uygulamaya sokulmuştu. Şimdi Kemal Derviş'in yerini Mehmet Şimşek almıştır. Kemal Derviş'in IMF programı çerçevesinde uygulamaya koyduğu programları bu seferde Mehmet Şimşek uygulamaya koymaya başlamıştır” dedi.   “Tasarruf Paketi ile hükümet göstermelik birkaç güya kısıtlamayla ‘Bizde tasarruf edeceğiz’ algısı yaratmaya çalışmaktadır fakat tasarruf paketi ile; maaşı her geçen gün eriyen işçiye, memura, emekliye, yoksula tasarruf ettirmeyi planlamıştır. Adrese teslim ihalelerle ve çifter çifter yüksek maaşlarla, yolsuzluk ve hukuksuzluklarla saltanat sürenlere dokunmamıştır.” Diyen Gürkan Avcı, şunları söyledi;   Devlet kurumlarının 3 yıl boyunca yeni araç, bina ve demirbaş alımlarını ve kiralamalarını yasaklamayı; personel servislerini kaldırmayı; yurtdışı gezileri ila ajanda, takvim gibi hediye alım ödeneklerini kısıtlamayı; yeni memur ve işçi alımlarını sınırlamayı; esnek ve uzaktan çalışmayı destekleyen ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin net olarak İMF paketi olduğunu söyleyen   EĞİTİMDEN DEĞİL İTİBARINIZDAN TASARRİF EDİN! Mevcutta okullarda altyapı, personel ve öğretmen eksikliği had safhada idi. Tasarruf Paketi bahane edilerek okulların onarımlarından, yeni okul yapımı giderlerine kadar eğitimde pek çok kalemde kesinti yapılıyor. Paket kapsamında okul öncesinden liseye kadar öğrencilerin ailelerine verilen burslardan, devlet parasız yatılı öğrencileri için verilen pansiyon yardımlarına kadar, okulların her türlü altyapı giderleri, bakım onarımları, alımları dahil eğitim bütçesinden yüzde 18 oranında kısıtlama getiriliyor.   Öğrencilere bir öğün yemek bile veremeyen, okulların sabun, deterjan, tuvalet kâğıdı, fotokopi kâğıdı gibi en basit ihtiyaçlarını bile velilere yıkan iktidarın ‘Bütçeden en çok pay eğitime ayrıldı’ diye övünmesi büyük bir kandırmacadır. Eğitimde veli ve öğrencilerin eğitim harcamalarının hiç olmadığı kadar artacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Zaten nerede ve hangi amaçla kullanıldığı şaibeli olan 2024 MEB bütçesi mevcut haliyle dahi zorunlu eğitim harcamalarını karşılamaktan uzak iken yüzde 18 kesinti yapılması haddinden fazla yanlış olmuştur.   Yıllardır eğitime ayrılan ödenekler yüksek enflasyon karşısında rakamsal olarak artıyordu, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelede zaten okulların temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar artış yapılmamıştı. Bunun sonucu olarak okullar en temel ihtiyaçlarını kayıt sırasında alınan bağışlar ve velilerden düzenli olarak toplanan paralarla karşılamaya devam edilecektir.   TASARRUF PAKETİ DEĞİL DELİ DUMRUL FERMANI! Ekonomik bunalımın müsebbibi olan iktidar faturayı yoksul ve dar gelirli halka ödetmeye yemin etmiştir. İktidar, çözüm olarak İMF’ye iltisaklı PR ajanslarından çıktığı belli olan cafcaflı, bol kelime oyunlu Tasarruf Paketi ile toplumsallaşan yoksulluğa çare olmak, vergileri ve fedakarlığı tavana yaymak yerine yine garibana, yoksula, işsize, emekçiye, emekliye musallat olmuştur.   Enflasyon sorununu çözemeyen hükümet, bu sefer yaratıcı ve yeni bir pakete sarıldı. İktidar medyası tarafından köpürtülen, “büyük müjde” diye duyurulan Tasarruf Paketi yoksulu daha yoksul, işsizi daha işsiz, mecali tükenmiş vatandaşı daha da mecalsiz hale getirecek bir giyotin paketidir. İktidarın 22 yıldır anlattığı “yerli ve milli ekonomi” masalından bıkan vatandaşa bir parça da Tasarruf reform paketi yedirilmek istenmektedir.   GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALET İYİCE BOZULACAK! Tasarruf Paketi furyasıyla birlikte Türkiye gelir dağılımındaki en sert bozulmanın yaşandığı döneme girmiştir. Dikkat edilirse Tasarruf Paketine destek veren kesimler genellikle iş dünyası ve patronlar kulübü üyeleri olmuştur. 2024 yılıyla birlikte gırtlağına kadar borçlu olan yoksul sayısı neredeyse iki katına çıkacaktır. Dahası gelir dağılımını düzeltmek daha da zor olacaktır. İMF telkinli Tasarruf Paketi ile halkımız işinden gücünden edilecek, daha da muhtaç hale getirilecektir.   İKTİDARDA MUHALEFETTE VATANDAŞIN ÇARESİZLİĞİNDEN BESLENİYOR! Gizli yoksul düşmanlığı yapan ve yoksulun çaresizliğinden beslenen iktidara alternatif olması gereken muhalefet partileri de siyasi sorumluluğu üstlenip, bu sorumluluğun gereğini ve bedelini ödemeye yanaşmıyor. Muhalefet temsilcileri de halkın yanında değil, onlarda mevcut harami sistemin muhalefete sunduğu sus payı rantından daha fazla pay kapmakla meşgul. Muhalefette PR ajansları eliyle hazırlandığı apaçık belli olan göstermelik tepkilerle, güya alternatif çözüm paketleriyle günü kurtarma peşinde koşuyor. Açıkladıkları paketlerin içeriği halktan ve gerçeklikten kopuk, çelişkilerle dolu. Muhalefetin çözüm paketi dediği şeyler aslında iktidar medyasına propaganda yapacağı malzeme vermekten öte bir anlam taşımıyor. Yani vatandaş iktidarıyla muhalefetiyle danışıklı bir tiyatroyla yalnız ve perişan bırakılmış durumda. Türkiye’nin yeni bir iktidara, yeni muhalefete, yeni siyasete, yeni söylemlere, yeni yüzlere ve demokrat, çağdaş, milli ve samimi yeni bir parti ve kadrolara ihtiyacı var.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıkladığı 'Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi'ne ilişkin açıklamalarda bulunan İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, paketin IMF programının bir uzantısı olduğunu belirtti. Avcı, "2001 yılında Kemal Derviş tarafından uygulamaya konulan düzenlemeler, AKP iktidarında esnetilerek bozulmuştu, şimdi ise aynı program Mehmet Şimşek tarafından tekrar uygulanmaya başlanıyor" dedi. Avcı, tasarruf tedbirlerinin halkın üzerinde büyük bir yük oluşturacağını, eğitimde ciddi kesintilere neden olacağını ve gelir dağılımındaki adaletsizliği artıracağını vurguladı. Avcı, mevcut iktidar ve muhalefetin yoksul halkın çaresizliğinden beslendiğini ifade ederek, yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin ardından vergi, ihale, kit ve kayıt dışı ile mücadelede sert ve sıkılaştırıcı yasal düzenlemeler geleceğini söyleyen İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, Tasarruf paketinin İMF paketi olduğunu kaydederek, “2001 yılında yaşanan ekonomik krizde dönemin Ekonomi Bakanı Kemal Derviş tarafından uygulamaya konulan birçok düzenleme Akp iktidarı tarafından zamanla esnetilerek bozulmuş ve bugün tekrar başa dönülmüştür. Kemal Derviş programı 2024 yılı ile birlikte Mehmet Şimşek tarafından gerçekleştirilecektir. Türkiye bugün örtülü bir IMF programı ile karşı karşıyadır. Kemal Derviş’in programının büyük bölümü Akp iktidarı döneminde yasalaştırılarak uygulamaya sokulmuştu. Şimdi Kemal Derviş'in yerini Mehmet Şimşek almıştır. Kemal Derviş'in IMF programı çerçevesinde uygulamaya koyduğu programları bu seferde Mehmet Şimşek uygulamaya koymaya başlamıştır” dedi.

 

“Tasarruf Paketi ile hükümet göstermelik birkaç güya kısıtlamayla ‘Bizde tasarruf edeceğiz’ algısı yaratmaya çalışmaktadır fakat tasarruf paketi ile; maaşı her geçen gün eriyen işçiye, memura, emekliye, yoksula tasarruf ettirmeyi planlamıştır. Adrese teslim ihalelerle ve çifter çifter yüksek maaşlarla, yolsuzluk ve hukuksuzluklarla saltanat sürenlere dokunmamıştır.” Diyen Gürkan Avcı, şunları söyledi;

 

Devlet kurumlarının 3 yıl boyunca yeni araç, bina ve demirbaş alımlarını ve kiralamalarını yasaklamayı; personel servislerini kaldırmayı; yurtdışı gezileri ila ajanda, takvim gibi hediye alım ödeneklerini kısıtlamayı; yeni memur ve işçi alımlarını sınırlamayı; esnek ve uzaktan çalışmayı destekleyen ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin net olarak İMF paketi olduğunu söyleyen

 

EĞİTİMDEN DEĞİL İTİBARINIZDAN TASARRİF EDİN!

Mevcutta okullarda altyapı, personel ve öğretmen eksikliği had safhada idi. Tasarruf Paketi bahane edilerek okulların onarımlarından, yeni okul yapımı giderlerine kadar eğitimde pek çok kalemde kesinti yapılıyor. Paket kapsamında okul öncesinden liseye kadar öğrencilerin ailelerine verilen burslardan, devlet parasız yatılı öğrencileri için verilen pansiyon yardımlarına kadar, okulların her türlü altyapı giderleri, bakım onarımları, alımları dahil eğitim bütçesinden yüzde 18 oranında kısıtlama getiriliyor.

 

Öğrencilere bir öğün yemek bile veremeyen, okulların sabun, deterjan, tuvalet kâğıdı, fotokopi kâğıdı gibi en basit ihtiyaçlarını bile velilere yıkan iktidarın ‘Bütçeden en çok pay eğitime ayrıldı’ diye övünmesi büyük bir kandırmacadır. Eğitimde veli ve öğrencilerin eğitim harcamalarının hiç olmadığı kadar artacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Zaten nerede ve hangi amaçla kullanıldığı şaibeli olan 2024 MEB bütçesi mevcut haliyle dahi zorunlu eğitim harcamalarını karşılamaktan uzak iken yüzde 18 kesinti yapılması haddinden fazla yanlış olmuştur.

 

Yıllardır eğitime ayrılan ödenekler yüksek enflasyon karşısında rakamsal olarak artıyordu, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelede zaten okulların temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar artış yapılmamıştı. Bunun sonucu olarak okullar en temel ihtiyaçlarını kayıt sırasında alınan bağışlar ve velilerden düzenli olarak toplanan paralarla karşılamaya devam edilecektir.

 

TASARRUF PAKETİ DEĞİL DELİ DUMRUL FERMANI!

Ekonomik bunalımın müsebbibi olan iktidar faturayı yoksul ve dar gelirli halka ödetmeye yemin etmiştir. İktidar, çözüm olarak İMF’ye iltisaklı PR ajanslarından çıktığı belli olan cafcaflı, bol kelime oyunlu Tasarruf Paketi ile toplumsallaşan yoksulluğa çare olmak, vergileri ve fedakarlığı tavana yaymak yerine yine garibana, yoksula, işsize, emekçiye, emekliye musallat olmuştur.

 

Enflasyon sorununu çözemeyen hükümet, bu sefer yaratıcı ve yeni bir pakete sarıldı. İktidar medyası tarafından köpürtülen, “büyük müjde” diye duyurulan Tasarruf Paketi yoksulu daha yoksul, işsizi daha işsiz, mecali tükenmiş vatandaşı daha da mecalsiz hale getirecek bir giyotin paketidir. İktidarın 22 yıldır anlattığı “yerli ve milli ekonomi” masalından bıkan vatandaşa bir parça da Tasarruf reform paketi yedirilmek istenmektedir.

 

GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALET İYİCE BOZULACAK!

Tasarruf Paketi furyasıyla birlikte Türkiye gelir dağılımındaki en sert bozulmanın yaşandığı döneme girmiştir. Dikkat edilirse Tasarruf Paketine destek veren kesimler genellikle iş dünyası ve patronlar kulübü üyeleri olmuştur. 2024 yılıyla birlikte gırtlağına kadar borçlu olan yoksul sayısı neredeyse iki katına çıkacaktır. Dahası gelir dağılımını düzeltmek daha da zor olacaktır. İMF telkinli Tasarruf Paketi ile halkımız işinden gücünden edilecek, daha da muhtaç hale getirilecektir.

 

İKTİDARDA MUHALEFETTE VATANDAŞIN ÇARESİZLİĞİNDEN BESLENİYOR!

Gizli yoksul düşmanlığı yapan ve yoksulun çaresizliğinden beslenen iktidara alternatif olması gereken muhalefet partileri de siyasi sorumluluğu üstlenip, bu sorumluluğun gereğini ve bedelini ödemeye yanaşmıyor. Muhalefet temsilcileri de halkın yanında değil, onlarda mevcut harami sistemin muhalefete sunduğu sus payı rantından daha fazla pay kapmakla meşgul. Muhalefette PR ajansları eliyle hazırlandığı apaçık belli olan göstermelik tepkilerle, güya alternatif çözüm paketleriyle günü kurtarma peşinde koşuyor. Açıkladıkları paketlerin içeriği halktan ve gerçeklikten kopuk, çelişkilerle dolu. Muhalefetin çözüm paketi dediği şeyler aslında iktidar medyasına propaganda yapacağı malzeme vermekten öte bir anlam taşımıyor. Yani vatandaş iktidarıyla muhalefetiyle danışıklı bir tiyatroyla yalnız ve perişan bırakılmış durumda. Türkiye’nin yeni bir iktidara, yeni muhalefete, yeni siyasete, yeni söylemlere, yeni yüzlere ve demokrat, çağdaş, milli ve samimi yeni bir parti ve kadrolara ihtiyacı var.

Ankara HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve e-magazin.tv sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.